Ebuzeran

SITKI CANEY
Ebuzeran
 

bütün zamanların bütün devrimcilerine
 
( 1 ) bismillah
 
bismillah aşk için
kan ve göğerçin
isyan ve şafak için
ey ins ve cin
 
ey bütün zamanların yazgısı muhteşem keder
ey bütün zamanları koynunda saklayan görünmez sabah
yine seni bekliyor rebeze’de ebuzer
bekliyor birbirini tövbe ve günah
aşk için bir zafer
aşk için bismillah
 
ey bütün zamanların gizlediği kuytu yer
kalbimiz daha kuytu yine de sığar Allah
bir aşk için duada şimdi bütün melekler
şiirin şafağında güller açar bismillah
zaman parçalanmadan
parçalanmadan gökler
yine isyan zamanı
yine sürgün ebuzer
 
ey bütün zamanların emeği buram buram ter
ey bütün zamanları hüznünde toplayan aşk izi çöller
birazdan yenilenir çağrısı şehitlerin
geçer ışık hızıyla atlıları bedirin
uhud’un hendek’in huneyn’in aslanları
yol göster ey ebuzer ey şehadet anları
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk
şimdi secdedeyiz
 
ey hak intikam için yankılanan şiirler
ebuzeran yokluğun göğsüne güller taksın
ki tutsun karanlığın yakasından garipler
kuru ekmek ışısın binlerce ışık yaksın
Allahuekber Allahuekber
 
 
( 2 ) …andır bu
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
ey bütün zalimleri boğacak kadar uçsuz bucaksız deniz
ey bütün sevdaların sonsuz efkarı
bak hala tih çölündeyiz
 
yüzyıllardır beklerken o büyük anı
beklerken denizde kader ağını
işte seninleyiz yap artık yapacağını
 
ey aşkın ayet ayet ışık ışık her yandaki çehresi gülümse
kimsesiz kaldık ey rabbimiz
yok mu ebuzeran yok mu hiç kimse
yeniden tih çölündeyiz
 
ne bıldırcın kuşları
ne kudret helvası
ne bir iz
 
ey hızır
ey musa’nın asası
ey içimizdeki deniz
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk
şimdi secdedeyiz
 
bir tek sözün bin yarayı tam deştiği andır bu
şimdi bütün zamanların birleştiği andır bu
sonsuzluğun kalbimize yerleştiği andır bu
şehitlerin “olsa da bir daha bir daha versem”
dedikleri candır bu
Allah’tan gelip Allah’a giden yoldaki
yolcudaki heyecandır bu
 
şimdi bütün yeryüzü baştan başa kerbela
şimdi bütün günler aşura
aşk için isyandır bu
ve bengisu bengisu
hüseyin’dir hasan’dır bu
 
selam olsun saf saf duranlara
selam olsun aşk yalnızca aşkın oluncaya dek
birleşsin diye geçmiş ve gelecek
sonsuzluğa yaslanıp çarpışanlara
 
 
( 3 ) ebuzeran’dır bu
 
yeryüzü yeniden abdest alsın
şehitler haber salsın dört bir yana yeniden
yollar kısalsın ey rabbim zaman kısalsın
herkes hakkını alsın
herkes hakkını alsın
belki son aşk namazına son ezandır bu
kalemdir bu kandır bu
necip fazıl, mehmet akif, bediüzzaman’dır bu
büyük doğu ufkunu kaç bin yıldır hep açan
şair lebid’den sezai karakoç’a
aşkta sonsuz diriliş muhteşem imandır bu
 
çıkıp çıkıp geliyorlar birer birer her yerden
ardında rüzgarları el değmemiş seherden
ebuzeran’dır bu
 
çıbanların çavlanlarla söküldüğü andır bu
göklerin zindanlara döküldüğü andır bu
en zalim bileklerin büküldüğü andır bu
her gece zindandan miraca bakandır bu
denizlerden dağlara akandır bu
küllendikçe ateşler yeniden yakandır bu
yusuf olup zindandan meydana çıkandır bu
 
kan aktığında gün battığında
çığlık çığlık yakarandır bu
elini cebine her attığında
tomar tomar sevinçler çıkarandır bu
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla yüreğimizde tufan
şimdi kıyam
şimdi aşk
başka ne varsa yalan
şimdi secdedeyiz
 
ey ebuzeran
canlarımız büyük yeşil ülke için armağan
işte şiir şiir yaklaşan
senin yeşil asyan
yeşil afrikandır bu
 
 
( 4 ) nehirler boyunca
 
ey bütün nehirlerin en kadim hikayesi
ey dicle ey fırat
ey akan orduların sonsuzluk sesi
bize selahaddin eyyubi’yi anlat
taşsın artık sulardan yüzyılların öfkesi
ey zülfikar ey şaha kalkan at
ey her şeyden vazgeçmenin büyük hevesi
bize imam ali’yi anlat
 
birikti birikeceği kadar acılar ey hilalin ülkesi
kan nehir nehir can alev alev ve hüzün kat kat
ey aşkın ve özgürlüğün kölesi
işte yaklaşıyor beklenen saat
ey ebuzeran
ey isyanın en delisi
işte meydan
işte sırat
 
ey bütün nehirlerin bildiği en eski dil
ey nil
yine çöllerdeyiz yine gece yine kandan bir ayaz
yeniden kalbimize eğil
ses versin seyyid kutub, ömer muhtar, malik el şahbaz
ses versin kafkasyadan kartal şeyh şamil
ve savaş meydanında meleklerle saf saf son namaz
ey aşktan gelen kuşlar ey ebabil
artık canlarımız hiç bir zindana sığmaz
artık intikam vakti ey kardeşim habil
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk
şimdi secdedeyiz
 
şimdi sonsuz sabah öncesi bu son akşamda
kar yağar yağar kan akar akar yeni bir bahar olur
mekke’de kudüs’te bağdat’ta şam’da
aşk bir gün her yerde iktidar olur
yeniden buluşuruz mescidiaksa’da beytülharam’da
yetime yoksula iman yine yar olur
hayat var ey ebuzeran hak için intikamda
vur karanlığa şimdi Allah için vur
 
birazdan ta içimizde yağar yepyeni bir yağmur
ey bütün nehirlerin kıskandığı kevser ey tesnim
artık aşk için akan kanlarımız sana teslim
şafaktır birazdan nur içinde nur
 
durun selama durun bu son ordudur
ey şehadet ey iftar vakti sonsuzluk orucunun
“inna lillahi ve inna ileyhi raciun”
 
 
( 5 ) ey insanlar
 
zaman akıp gider bulutlar akar
akar hayatın dibinde ölüm
melekler göklerde bir şehit yıkar
yürek ayaklanır akıl kördüğüm
ey insanlar
 
yüzyıllardır hala yerinde dağlar
geçer birdenbire ardarda çağlar
gelir büyük saat
biter saltanat
ey insanlar
 
çocuklar doğar büyüklerin yerini alır
sonra silinir gider hepsi bir hayal kalır
ne yaparsanız yapın zaman akıp gidiyor
gözler fani dünyaya bir an bakıp gidiyor
ey insanlar
 
ölüm gelip çatınca
atınca kemendini
dünya zindan olur öylesine dar
yaşayın daha yaşayabildiğiniz kadar
ey insanlar
 
yaşarsınız belki de bir sabah çiği kadar
ve yer aranır mahşerde iğne deliği kadar
sorulur sonra diri diri gömülen kızlar
coşkun ırmaklar durur
yürür gider yıldızlar
ey insanlar
 
zaman akıp gider şiirler akar
akar ölümün dibinde hayat
bir yetim insanın içini yakar
yakar bir dilsizin dilinde hayat
ey insanlar
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk yalnızca bizi saran
şimdi secdedeyiz
şimdi duada tüm ebuzeran
 
belki bir daha yarılmaz deniz
bu son uyku belki de bir daha olmaz sabah
ağlayın ey insanlar belki de son gündeyiz
la ilahe illallah la ilahe illallah
 
 
( 6 ) yeniden
 
ey aşk için bir şafak uğruna bekleyenler
ey uçurum ucuna kalbini ekleyenler
 
şimdi bize bir özlem gırnata’ya can düşer
şimdi hayat her yerde bir kelebek ölüsü
ne yapsak hep bir kaçış her yerde ayrı mahşer
arıyoruz her yerde muhteşem endülüsü
 
ey bütün kapıları açarak gelen hayat
ey bütün zamanlardan geçerek gelen hayat
serilsin yollarına şimdi bütün akdeniz
ey sonsuz ırmaklardan içerek gelen hayat
 
gelsin yine yollara çıksın tarık bin ziyad
ey uçsuz bucaksız aşk ey diriliş ey cihad
ve yeniden geçilsin uçsuz bucaksız deniz
ufuk leyla ve mecnun ufuk  şirin ve ferhad
 
gelsin serilsin ufka yeniden sonsuz sabah
la galibe illallah la galibe illallah
 
çiz ve bitir ey hattat
bir gün duracak saat
gitsen de bucak bucak yok bu göklerin dibi
aşka köle olmakmış asıl büyük saltanat
ey aklın öteleri ey muhiddin arabi
 
and olsun kitaba
bu şafak cennet olsun
ey sonsuz ey başlangıcı olmayan ilk
meyveye dursun tuba
aşk olsun kurtuba
karışsın aşka kemik
karışsın aşka urba
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk yalnızca bizi saran
şimdi secdedeyiz
şimdi duada tüm ebuzeran
 
yeniden yakalım gemileri benliği
birazdan güneşe doğru çıkar gideriz
ey yanan tenlerimiz
ey aşkın serinliği
“ey iman edenler iman ediniz”
 
 
( 7 ) aşka yalnayak koşanlara
 
ey bütün zamanların en yalnayak koşusu
ey bütün zambakların kalbine akan kanlar
tutku bir uçurum dünya bir pusu
ey srebrenitsa’da gökyüzüne çıkanlar
 
aşk hep yalnayak
yürek isyanda yürek sımsıcak
 
ey uzakların acıya kanat çırpan kuşları
ey yanık ülkem ey kalbim ey zambak
ey sonsuzun yalnayak çıkılan yokuşları
şimdi bütün melekler yeniden ağlayacak
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk yalnızca bizi saran
şimdi secdedeyiz
şimdi duada tüm ebuzeran
 
korku hep gece
umut hep şafak
sarılsam ağlasam zambaklara delice
aşk kadar yakıcı aşk kadar boşnak
şehitler binlerce
 
dua dua isyan ve sağnak sağnak
hilalin sureti düşüyor suya
davran ey ebuzeran Allah sığınak
işte yeşil sancak işte aliya
 
ey aşka hep yalnayak koşanların ülkesi
ey gariplerin özlem acısındaki bosna
her yanda rahmet rahmet şehitlerin gölgesi
gökte yıldız yıldız esmaülhüsna
 
ey aşkın yemyeşil vadisi ey güzel bosna
ey drina ey sava ey neretva ey una
aksın artık yeniden aşka ırmaklarımız
aksın Allah’ı andıkça göz yaşlarımız
 
çünkü biz ağladıkça bütün ırmaklar akar
ışık saçar şehitler yeni bir temmuz olur
çocukların kalbinde yeni zambaklar açar
dualar ta yürekten dualar sonsuz olur
 
akar neretva drina akar
akar sava ve una akar
senin için bu akın ey rabbim
senin için bu akıncılar
 
artık bir yanımız zambaktır bir yanımız kan
artık her yanımız sarı saltuk can içinde can
kahreyle zalimleri ey rabbim ve bizi aşk ile haşreyle
“cehennem açıldığı zaman
cennet yaklaştırıldığı zaman”
 
 
( 8 ) bu topraklar…
 
ey bütün zamanların sonsuz soluğu
ey diriliş vakti ey büyük doğu
ey bu toprakların isyan çocuğu
yine seni bekliyor şimdi istanbul
bekliyor sevdalı mümin ve yoksul
 
bekliyor haramda bir lokma helal
çığır ey yunus emre çığır pir sultan abdal
aşk kurban istiyor yürek haykırmak
bekliyor sakarya ve kızılırmak
 
bekliyor konya erzurum diyarbekir
ve yiğitler şehadet gününü bir bir
sabır dua dua aşk tekbir tekbir
ölüm burda şimdi bir düğün gibi
fatih’in istanbul’u fethettiği gün gibi
 
açar elbet birazdan o tek yolu son şafak
ve çürür hıncımızdan boynumuzdaki ipler
yakar durur yeniden içimizi hüsnü aşk
aşktan şiirler serper yeniden şeyh galip’ler
 
ey bu topraklarda güzelleşen güllerin öfkesi
ey sevmenin en sınırsızı en mertçesi
ey aşk ey uçsuz bucaksız deniz başkası hep masiva
anlatmaya yetmez seni hiçbir özgürlük efsanesi
ne nevroz ne ergenekon ne demirci kava
ey aşkın en türkçesi en arapçası en kürtçesi
ey bu toprakların mayası ey büyük dava
 
kaf dağının ardında
meleklerin yurdunda
yüzü ayın ondördünde
en güzelin elinde en güzel yakut
anlat öteleri anlat ey dede korkut
ey malazgirt ey şerevdin dağları
ey üsküp ey harput
 
anlat her seher vakti kapıyı çalan kimdir
her ay biraz mayıstır ağustostur ekimdir
ve yandıkça içimiz biraz sonsuz haziran
bu topraklar senindir senin ey ebuzeran
 
estir türkünü estir rüzgar sensin kime ne
aşktır sonsuz aşktır bu toprakların dini
dinle zikirde zaman balkanlardan yemene
imam şahı nakşibend abdulkadir geylani
ahmedi hani bu topraklar
imam rabbani
 
çağıldar bu topraklar gönülden bir bakışta
görünür yine aslı yanar bir daha kerem
bir gün çanakkalede bir gün sarıkamışta
söner bir daha söner göğsümüzde cehennem
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi aşk şimdi kıyam şimdi fetih
şimdi secdedeyiz
 
şimdi bütün zamanların en son akını
bütün zamanların bütün inkar surlarına
çağır şimdi sana en yakını şahdamarından da yakını
“inna fetehna leke fethan mübina”
 
 
( 9 ) bütün ufukların ufkuna
 
ey bütün ufukların ufku eşsiz sevgili
ey bütün zamanlara uzanan sonsuz sabah
bu çığlık çağlar boyu bu çığlık aşkın dili
la ilahe illallah muhammed resulullah
 
ey bütün zamanların en sonsuz merhameti
şimdi bu tek hasretle tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk yalnızca bizi saran
şimdi secdedeyiz
şimdi duada tüm ebuzeran
 
olsun olacak olan olsun artık ey rabbim
yeniden mekkeyi an medineyi ey kalbim
hira’yı taif’i akabe’yi
bölünen ayı bilge deveyi an
zeyneb’i sümeyye’yi Allah için ölmeyi
bir ekmeği bütün kardeşlere bölmeyi
çok ağlamayı
az gülmeyi an
 
son elbisemiz olsun bu hasret elbisesi
bu akşama son veda olsun ey sonsuz sabah
kalbimin sesidir bu kardeşlerimin sesi
bu canlar sana feda olsun ey resulullah
 
 
( 10 ) ey aşk
 
ey bütün zamanların en güzel hatırası
ne geçmiş ne gelecek yetmedi yaşamaya
dinmeyecek içimde ayrılık fırtınası
öpsem diyorum artık sonsuzu doya doya
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır bu yüreğim
şimdi kıyam
şimdi aşk her yandan beni saran
şimdi secdedeyim
şimdi duada tüm ebuzeran
 
bir yetim çığlığında okşadığım saçlarla
hep seni bulmak için işlediğim suçlarla
gönlüme konup kalkan en yalnız turaçlarla
ey sultanlar sultanı ey canlar canı ey aşk
 
 
( 11 ) ey şair
 
ey aşkın yeryüzündeki pençesi ey şair
bütün dağların bütün rüzgarlarına açıkken göğsün
nedir seni böyle yakan
bu şiiri sonsuzun terkisine bırakan nedir
var mıdır bu çığlığın türkçesi kürtçesi
söyle nedir insanı çığrından ve bedeninden çıkaran
ey aşkın yeryüzündeki pençesi
ey şair
 
söyle
bu hal nedir
 
söyle nerdedir  bir canın son yakarışları
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla yüreğimizde tufan
şimdi kıyam
şimdi aşk
başka ne varsa yalan
şimdi secdedeyiz
ey şair ey aşkın yeryüzündeki pençesi can
ey…
 
nasıl içinde uzanıyor böyle uçsuz bucaksız bir çöl
bu nasıl bir ateş böyle bütün harflerde durmadan artan
nasıl aynı anda yükseliyor içinde
uçsuz bucaksız binlerce deniz
nedir bütün gönülleri ayartan
 
ve acı ve zehir
nasıl bal oluyor her dem yüreğinde durmadan
ey şair
demek kendi ciğerinden çektin bunları
mürekkep yerine bunca kan
artık şiir bütün denizlere akan bir nehir gibi
bir sağnak
bir dalga
bütün kıyılara vuran
 
evet kıyam vakti
kalk ey ebuzeran
 
 
( 12 ) şimdi gazze’deyiz, kudüs’teyiz
 
ey bütün gönüllerin aşk için direnişi
ey kudüs ey gazze
ey bütün gönülleri ısıtan aşkın güneşi
doğ artık yeniden doğ üstümüze
başlasın meleklerin ordu ordu gelişi
andolsun gecemize
gündüzümüze
 
ey intifada ey aşkın bütün sapan taşları
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk
şimdi gazze’deyiz
 
şimdi büyük kıyam öncesi bu son seherde
vurun kardeşlerim aşk için vurun
bekle bizi beklemediğin her yerde
ey israil ey firavun
binlerce yakub’uz şimdi ve ishak
binlerce musa ve Harun
 
sonsuzun sırrına yeniden varmak
putları yeniden kırmak için
senin gibi ey ibrahim
işte  gazze’deyiz ey rabbim
işte halimiz sana ayan
işte kıyam öncesi işte büyük an
işte duada tüm ebuzeran
 
ey sarsılmaz iman
ey çetin imtihan
şimdi bütün çocuklar selahaddin
bütün yağmurlar tufan
ey filistin
ey acıyla yoğrulmuş vatan
ey ahmed yasin
 
hazırız ey rabbim yüzbinlerce can
ismail olmaya
aşk için kurban
ve toprağa kan damlıyor hayattan
şimdi gazze’deyiz
anıyor Allah’ı toprağın her zerresi
yine mahzun yine cezbedeyiz
işte yaraların en tazesi bu
işte annelerin yakan sesi bu
işte bütün kardeşlerimiz
 
kahreyle zalimleri ey rabbim ve bizi aşk ile haşreyle
yalnız senden dileriz
şehadet şerbetiyle
ve kur’an ayetiyle
sonsuzluk hasretiyle
 
sana geldik ey rabbim aşka geldik
işte geldik ey gazze
aşk yalnızca aşkın oluncaya dek
birleşsin diye geçmiş ve gelecek
güç ver ey rabbim bize
bize dirlik bize esenlik ver
Allahuekber
ey gazze
 
artık gerek yok söze
işte geldik ey kudüs ey kadim kıblemiz mescidiaksa
sana geldik ey rabbimiz aşka geldik
şimdi aksın kanımız aşk için akacaksa
ölüm nedir bildik artık yaşamak nedir bildik
şimdi aksın kanımız aşk için akacaksa
ve bildik bizimle kimlerdir saf tutanlar
bunlar melekler mi şehitler mi yoksa
 
işte geldik ey mescidiaksa
miracın sırrına yeniden varmak
aşkı yeniden haykırmak için
senin gibi ey fahri kainat
ebuzer gibi yalnız senin gibi yetim
ey büyük gün ey büyük saat
işte  kudüs’teyiz ey rabbim
işte firavun işte saltanat
ey muntakim ey mutlak hakikat
kahreyle zalimleri ve bizi aşk ile haşreyle
 
gariblerin dilsizlerin çığlık çığlık diliyle
sana geldik ey rabbim aşka geldik
aşka kurban çocukların bağışlanmış kalbiyle
aşk yalnızca aşkın oluncaya dek
birleşsin diye geçmiş ve gelecek
güç ver ey rabbim bize
bize dirlik bize esenlik ver
bize bağış bize rahmet bize zafer
Allahuekber  Allahuekber
 
zafer ebuzeran’a
bugün sonu olsun bütün zamanlar boyu sürüp giden kederin
hazırız aşk için ölmeye yana yana
silinsin artık üstümüze sıçramış bunca irin
“va'fuanna vağfirlena verhamna ente mevlana
fansurna alel kavmil kafirin”
 
 
( 13 ) devrimcinin şarkısı
 
olan olmayana verecek deriz
halden anlayandır dostumuz her dem
her dem gözyaşıyla kıyam ederiz
aşktandır hırkamız postumuz her dem
 
alemden aleme aşkla gezeriz
yıkık gönülleri aşkla bezeriz
sürgünde zindanda hep ebuzer’iz
aşk kokar başımız üstümüz her dem
 
zalimin ciğerin söker gideriz
boynumuzu hakka büker gideriz
kanımız aşk için döker gideriz
aşk için bir devrim kastımız her dem
 
öldükçe öldükçe diriliriz biz
yıldız olur göğe seriliriz biz
her dem aşka kurban veriliriz biz
aşk şerbeti dolu testimiz her dem
 
 
( 14 ) haber var atlılardan
 
ey bütün zamanların bütün karanlık geceleri
işte ay doğuyor yeniden bütün tepelerin ardından
yeniden geçeceğiz ateşten ve yağmurdan
rengimiz yine kandan
yine çamurdan
ey bütün zamanların bütün karanlık geceleri
biz şafağı alnı ak adamlardan biliyoruz
biliyoruz her oruçtan her sahurdan
ey bütün zamanların bütün devrimcileri
birazdan son en son şiiri yazacak kan
haber var atlılardan
 
birazdan şafak
birazdan aşk fışkıracak
göklerden yeraltından
her şey haykıracak, su, hava, ateş ve toprak
 
işte o anda
parlayacak gariplerin avuçlarında
dua dua sonsuzluğun bütün incileri
ey bütün zamanların bütün devrimcileri
 
sağdaki imam hüseyin gibi ve ortada canımız
bir yanımız bilal-i habeşi dört yanımız mavera
aksın şimdi sonsuza
aksın kanımız
bir yanımız spartaküs
bir yanımız che guevara
 
dağlara dönelim şimdi dağlara
yıkansın gönlümüz kan ile kardan
geliyorlar cennetin ölümsüz baharından
Allah’ın içimize yağdığı aşk karından
haber var atlılardan
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla yüreğimizde tufan
şimdi kıyam
şimdi aşk
başka ne varsa yalan
şimdi secdedeyiz
şimdi bütün arzulara isyan
 
toplamış geliyorlar sonsuz bir çığlığı
bütün zamanların bütün mazlumlarından
ve ölüm ve yoksulluk ve ayrılığı
gönül çöllerinin yakıcı kumlarından
 
birazdan başlar yetimlerin bayram çağıran ağıtları
kudurur can çekişir o dijital ejderha
gömeriz karanlığa tüm sanal kağıtları
hazırız ey aşk birazdan sonsuz sabaha…
 
iner iner de melekler yükselir göğe deniz
ey aşkın ışıkla yarışan atlıları
andolsun atların rüzgârıyla savrulan toza
ey bütün zamanların bütün yiğitleri, ey hamza
selam aşka en çok yakışan bu şanlı ordumuza
selam al bayrak ve yeşil sancağa
selam peygamber kokan ocağa
 
birazdan mahşer
zafer birazdan
selam ey ebuzeran
 
 
( 15 ) yine ey aşk
 
sürgünden sürgüne hep seni aradım hep senin hatıranı
her akşam her öğle her ikindi her şafak
ey sultanlar sultanı
ey canlar canı
ey aşk
 
aradım bütün zamanlar boyunca
bütün kıyılarda yanıp duranı
aradım bütün harflerini sevdanın aradım tek tek
geçip geçip nice kıtlık kıranı
 
ne geçmiş ne gelecek
ne dağ dağ çıktığım kuzey
ne deniz deniz daldığım güney
senden başka hiçbir şey yetmedi yaşamaya
ne hiçliğin dibinde kaldığım gerçek
ne yalnızlığa çaldığım maya
belki de en çok yalnızlar sevinecek
çığlık çığlık ömrümce
ebuzer’den bir selamı her yere taşımaya
 
her gündüz her gece
andolsun güneşe ve aya
ey bütün zamanların en güzel hatırası
ey asla solmayan başak
bak ne yapsam dinmiyor ayrılık fırtınası
öpsem diyorum artık sonsuzu doya doya
öpsem benimle kim yarışacak
yak beni kalbimden
yak beni ey aşk
 
hep yaralı şiirler çıktı cebimden
her harfinde suç her harfine yasak
hep hüzünlerle döndüm
halaya kalktığım tüm düğünlerden
her günüm yağmur her yanım ıslak
 
belki şimdi bütün zamanların sonuna geldim
savrula savrula ölüme akan günlerden
belki birazdan bütün perdeler kalkacak
işte huzurundayım sonsuza dek eğildim
sözlerim yaralı yarım yamalak
sana geldim ey aşk
 
geldim kadim evet sözünü
kendime hatırlatarak
 
bir yetim çığlığında okşadığım saçlarla
geldim göğü ve yeri hıçkırtarak
hep seni bulmak için işlediğim suçlarla
geldim bütün zamanların bütün günahlarından
kendime birer pay çıkartarak
 
gönlüme konup kalkan en yalnız turaçlarla
geldim kendimden eksile eksile
tek seninle artarak
ey sultanlar sultanı
ey canlar canı
ey aşk
 
 
( 16 ) ve devrim yakın
 
can yarılsa da
dost darılsa da
yıkılma sakın
 
sökmekte şafak
düşman unufak
sürmekte akın
 
işte an be an
büyüyor isyan
ve devrim yakın
 
yıkılma sakın
sürmekte akın
ve devrim yakın
 
 
( 17 ) ihtiyar
 
ey bütün zamanların ruhumdaki yarası
ey günleri göğsünden hançerleyip yaranlar
artık yanan sular bir iç deniz hatırası
ey her gün çığlık çığlık yeryüzüne vuranlar
deyin kimin sırası
ey sözünde duranlar
 
ey yar
sensiz denizsiz şimdi bütün kıyılar
söyle neyi bekliyor yağmak için yağmurlar
ne delikanlılık serde ne doğru bir ihtiyar
bir gelsen bayram olur dellenir yine bahar
hasretle kapışırız aşkın isyan gülünü
deli akar kanımız toprak ebuzer kokar
yoksun diye üşüyor
yoksun diye çocuklar
 
düşüyor kevser’i arayan her ırmağa
her sabah çavlanında ebuzer’in kokusu
hangi yöne yürüsek seslensek hangi dağa
her günah çığlığında hesap günü korkusu
 
andolsun gözyaşından güller açan şafağa
son olsun bu yaralı zamanların son günü
aşktan başka ne varsa haram olsun her çağa
 
işte kalktık ayağa şiir şiir intikam
secdedeyiz an be an işte aşk işte kıyam
aşktan başka ne varsa şu dünya kadar haram
aşktan başka ne varsa şu dünya kadar yalan
işte sıra bekleyen
işte sözünde duran
işte tüm ebuzeran
 
bana de ki ihtiyar
artık gelmiştir sıran
artık işin yok senin ne dünle ne yarınla
çağır sonsuzu çağır bütün ihtiyarınla
hem seç hem de teslim ol öyle çetin imtihan
akar akacak kanlar
olur olacak olan
yokluk var ayrılık var
ölüm ne ki ihtiyar
 
 
( 18 ) Allah var ya
 
unutarak ve kanatarak kendimizi
her an yeniden geçiyoruz
postmodern alçakların hiçbir zaman geçemeyeceği denizi
 
varsın fırlatsınlar ateşe bizi
varsın buzdan boşluklara atsınlar
bulur bizi bir rüzgâr çıkarır baharlara
dağlara üstündeki karlara
yağmurlara kırlara
uçsuz bucaksız şarkılara
bir rüzgar çıkarır bizi
 
tam da o zaman gökdelenlerin dibindeki faizi
çıkarıp yuvasından
çarparak çarparak bulvarlara…
 
derken şiir kabuk tutmaz bir yara gibi kanıyor
yani sırası mı şimdi
tam da filmin en güzel yerinde on dakika ara
aklıma ebuzer geliyor hemen ardından che guevara
 
elbette hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğiz
kimler takıldı hangi kaderlerin ördüğü hangi ağlara
artık kendi yaramızı kendimiz deşeceğiz
yeniden düşeceğiz yollara
içimizdeki ırmaklara dalarak
çıkarak içimizdeki dağlara
madem ki hüzün renginde akdeniz
madem ki mavi marmara…
 
hani insan ölmeden önce son kez anar ya
hani insanın içi sessiz sessiz kanar ya
hani şu bilge delikanlılar devrimci ihtiyarlar var ya
hani her yudumlayışta çayı yeni bir duadalar ya
 
hayat ne kadar gerçek devrim ne kadar rüya
hakan, ebuk, bahadır, sadık, alper, ilhami
gökhan, fatih, ibrahim bitmez ki saya saya
yok mu hepimizi götürecek bir gemi
yedi yıldır ankara…
ah canım arkadaşlarım, ah sevgili teodora
insan böyle düşüne düşüne
ağlar ya
olsun Allah var ya
Allah kerim Allah yar ya
 
 
( 19 ) mavimarmara ve furkan doğan için
 
ara ey kalbim
her an yeniden ara
gazze gibi yanarken içim
yakarırken anneler kan akarken o masmavi sulara
şimdi bütün çocuklar yetim
şimdi bütün gemiler mavi marmara
 
ey yalnızca müminin kalbine sığan
ey rabbim ey firavunu sularda boğan
bin kez kurşun yesek bin kez çekilsek dara
asla dönmeyiz aşkın yolundan
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
ey rabbim ey firavunu sularda boğan
 
artık bizdedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
artık yepyeni bir yağmurdur ta içimizde yağan
artık gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey furkan doğan
 
işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber
 
 
( 20 ) mavimarmara ve necdet yıldırım için
 
yara ey kalbim
bu hasret bu sonsuz yara
artık kanla yazılıyor en güzel haberlerim
artık kan karışıyor o masmavi sulara
artık kanla karışık tüm alınterim
artık bütün gemilerim mavi marmara
 
bekler durursun beni bilirim ey ebedi barkım
ey sevgilinin dayanılmaz hasreti ey şahadet şarkım
artık karışsın benim de rubum o sonsuz bahara
bu duam bu şiirim kalmasın yarım
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
ey sevgilinin dayanılmaz hasreti ey şahadet şarkım
 
şimdi bendedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
şimdi her gemide her yolda aşk için varım
şimdi gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey necdet yıldırım
 
işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber
 
 
( 21 ) mavimarmara ve cevdet kılıçlar için
 
kara ey kalbim
olmasın diye yüzümde hiç bir kara
şimdi kan kırmızı en beyaz haberlerim
şimdi kanla akıyor hayat o masmavi sulara
aşk için ölümüm hayatım sevincim ve kederim
aşka gider bu gemi aşka mavi marmara
 
yıkılsın şimdi yıkılsın tüm firavun tahtlar ve taçlar
ey aşk yalnızca senin için işlediğim tüm suçlar
yalnız senin için kanar kalbimde bir tek yara
hazır senin için ölmeye yetimler yoksullar açlar
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
ey aşk yalnızca senin için işlediğim tüm suçlar
 
şimdi kimdedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
elbette bizim için denizler uçurumlar en uçlar
şimdi gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey cevdet kılıçlar
 
işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber
 
 
( 22 ) mavimarmara ve ali haydar bengi için
 
çıra ey kalbim
yalnzca aşk için yanar zindanımda bu çıra
şimdi kudüsü özleyen bir şehir gibiyim
ve kan nehir gibi akıyor o masmavi sulara
şimdi istanbul’um şimdi bağdat’ım şimdi diyarbekir’im
şimdi aşkın başkentinden şimdi mavi marmara…
 
çizemez hiç bir ressam bu çavlanı bu rengi
ey aşk yalnızca senin için ömrümdeki her yenilgi her yengi
yalnız senin için çıktım en çıkılmaz dağlara
senin için bu kıyam bu şahadet ahengi
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
ey aşk yalnızca senin için ömrümdeki her yenilgi her yengi
 
şimdi bendedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
yoktur bu mutluluğun dünyada dengi
şimdi gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey ali haydar bengi
 
işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber
 
 
( 23 ) mavimarmara ve cengiz akyüz için
 
nura ey kalbim
can kurban secde görmüş alınlardaki nura
şimdi her yer filistin ve şahadet her mevsim
şimdi kan yazıyor şiiri o masmavi sulara
şimdi şehitler der ki cennet kokar nefesim
cennetten bir bahçedir şimdi mavi marmara.
 
daha nice cehennem söndürür bu göğsümüz
ey aşk tek senin yokluğunla kalırız yetim öksüz
yalnız senin için kalkarız en güzel halaylara
senin için yaşar senin için ölürüz
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
ey aşk tek senin yokluğunla kalırız yetim öksüz
 
şimdi bizdedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
bizdedir sonsuz şarkı ne dilsiziz ne köksüz
şimdi gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey cengiz akyüz
 
işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber
 
 
( 24 ) mavimarmara ve fahri yaldız için
 
hira ey kalbim
şimdi bütün gecelerin bütün kuytuları bize hira
şimdi cebrail değilse kapıları vuran kim
şimdi kanla okunuyor ayetler o masmavi sulara
gelsin şimdi bütün melekler el vurmasın lokman hekim
şimdi bütün gemiler mavi marmara.
 
ey özgürlük gemisi ey düğünü bekleyen gelinlik kız
ey aşkın göğünde parlayan binlerce yıldız
karışır birazdan canımız ışıktan ırmaklara
ey ışık hızıyla yarışan hız
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
ey aşkın göğünde parlayan binlerce yıldız
 
şimdi bizdedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
sesimiz nefesimiz aşk için yalnız
şimdi gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey fahri yaldız
 
işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber
 
 
( 25 ) mavimarmara ve cengiz songür için
 
vera ey kalbim
aşk için bütün dünyadan ve candan vera
artık yokum uçsuz bucaksız bir vera içinde halim
maveraya akar gibi akıyor kan o masmavi sulara
şehit ki kurtulmuş bütün faniliklerden sağ salim
gemi ki mavi marmara.
 
olacak olan olur her canlı bir gün ölür
ey çile ey vera içinde geçen yaralı ömür
açar kapısını birazdan öz yurdumuz mavera
görülür artık bugün hesaplar cennet cehennem artık görülür
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
ey çile ey vera içinde geçen yaralı ömür
 
şimdi bizdedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
aşk kadar sonsuz aşk kadar özgür
şimdi gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey cengiz songür
 
işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber
 
 
( 26 ) mavimarmara ve çetin topçuoğlu için
 
fora ey kalbim
aşka açılan bütün yelkenler fora
şimdi gözyaşı uçsuz bucaksız bir deniz
 şimdi sırılsıklam mendilim
ve gözyaşı gibi akıyor kan o masmavi sulara
artık aşktan başka hiçbir sözcüğe dönmüyor dilim
artık canımdan bir parça mavi marmara.
 
artık ne keder ne kaygı heybem aşk dolu
kork benden ey batı ruhum büyük doğulu
işte devrimciler işte diriliş erleri bak sıra sıra
işte derviş yiğitler işte akıncı kolu
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
kork benden ey batı ruhum büyük doğulu
 
şimdi bizdedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
yol çetin yol çile yol aşkın yolu
şimdi gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey çetin topçuoğlu
 
işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber
 
 
( 27 ) mavimarmara ve ibrahim bilgen için
 
bora ey kalbim
aşk için birazdan en büyük bora
belki ben de görürüm peygamberi bu ara
belki bu son şiirim
akar benim de kanım o masmavi sulara
hamdolsun sana ey rabbim herşey için ey kerim
gemiler gemiler önde mavi marmara
 
selam olsun aşk için yaşayıp aşk için ölen
her sabah her akşam her ikindi her öğlen
aşk için kıyama duranlara
ölmeden önce öldük biz biliyor bilen
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
her sabah her akşam her ikindi her öğlen
 
şimdi sendedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
şimdi ışık saçar her yana kan rengi gölgen
şimdi gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey ibrahim bilgen
 
işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber
 
 
( 28 ) beş vakit / sabah
 
ey beş vakit bütün yürekleri yıkayan ırmak
secdedeyiz yine
yine kıyam
yine aşk
 
ey sonsuz ışıklarıyla beklenen sonsuz şafak
ey bütün zamanları koynunda saklayan görünmez sabah
gün ne zaman doğacak
gün ne zaman
ey seher vaktini saran ey büyük ah
 
şükür ki aşka çağıracak ezanlar yine birazdan
elhamdulillah elhamdulillah
namaz hayırlıdır uykudan ve her hazdan
yürekler bir dualar bir bir Allah
kalk ey ebuzeran
 
ey seher vaktini saran ey büyük ah
ey aşka savrulan ey büyük rüzgâr
ey bütün zamanları koynunda saklayan görünmez sabah
 
yollar iç içe şimdi atlılar nefes nefese
ey hiçbir yere sığmayan ey kalbimdeki
“vessubhi izâ teneffese
andolsun ağardığı zaman sabaha ki”
 
 
( 29 ) beş vakit / öğlen
 
ey beş vakit bütün yürekleri yıkayan deniz
yine kıyam
yine aşk
yine secdedeyiz
 
ey kayıp şair ey şiiri ekmek gibi aziz su gibi aziz
ey bütün zamanları güneşle en tepeye çıkaran her öğlen
yok mudur güneşte sonsuzdan bir iz
ey her şeyi bilen
 
aşka çağırır ezan ve biz gideriz
yigit ki ölmeden önce ölen
biz ki ebuzer’iz
ışık ki alnımızdan içimize dökülen
 
ey her şeyi bilen
ey bütün ışıkların kaynağı rabbim
ey bütün zamanları güneşle en tepeye çıkaran her öğlen
 
gönül gönüle şimdi omuz omuza
bir kıyam ki yalnız aşka eğilen
yaslansın ebuzeran şimdi sonsuza
edilsin dualar başlasın şölen
 
 
( 30 ) beş vakit / ikindi
 
ey beş vakit bütün yüreklerde boy veren başak
secdedeyiz yine
yine kıyam
yine aşk
 
ey fanilik ey bütün zamanları sarınan kuşak
ey bütün zamanları kaderiyle serinleten ikindi
gelmiş gider sen gibi şu göç eden kuşa bak
bilinmez hangi yağmur hangi buluttan indi
 
ortasıdır zamanın çağırır yine aşk
ne şeytan hilesi ne düşman fendi
ebuzeran ki aşk için korkusuz buluşacak
sonsuzdur artık huşu artık fırtına dindi
 
ey bütün zamanların boynundaki sonsuzluk kemendi
ey bütün varı yoğu yaratan rabbim
ey bütün zamanları kaderiyle serinleten ikindi
 
gün solmakta ey rabbim yürekler yorulmakta
bilinir kimler çakal artık kimler şahindi
bir aşk namazı için vurmak da vurulmak da
işte melekler saf saf işte melekler indi
 
 
( 31 ) beş vakit /akşam
 
ey beş vakit bütün yürekleri dolduran ey büyük giz
yine kıyam
yine aşk
yine secdedeyiz
 
ey biten günün ardından kalan son çeyiz
ey bütün zamanları güneşle terk eden akşam
artık bütün çiçekleri solmuş birer bahçeyiz
son demi faniliğin nerdeyse vakit tamam
 
her hayat cezbesinde ölümle iç içeyiz
artık ölsek de ne gam
ebuzer gibi yalnız öteye geçeceğiz
cennet kokusu gelen bak buram buram
 
ey “akşam olur karanlığa kalırsın” diyen adam
ey yaralı şehirler ey diyarbekir ey hama ey bağdat ey şam
ey bütün zamanları güneşle terk eden akşam
 
belki son aşk namazında belki rebeze’deyiz
şimdi aşktan başka ne varsa haram
şimdi secdedeyiz
şimdi aşk şimdi kıyam
 
 
( 32 ) beş vakit / yatsı
 
ey beş vakit bütün yürekleri saran yumak yumak
secdedeyiz yine
yine kıyam
yine aşk
 
söyle nedir aslında sonsuza dek uyumak
ey bütün zamanları karanlığa daldıran yatsı
nedir ölmeden ölümü ruhunda duymak
ey bütün zamanların taze yarası
 
yine çağırır aşka ezan uykudan önce
ey namaz vakti gelen ey şehadet sırası
bekliyor ebuzeran her yerde gündüz gece
boğuluyor ışığa gecenin en karası
 
ey bütün zamanların taze yarası
söyle ömür aslında iki ezan arası
ey bütün zamanları karanlığa daldıran yatsı
 
artık son aşk namazı artık seccade toprak
artık aşktan başka ne varsa haram
artık canlar yalnız ve aşk ile haşrolacak
artık sonsuzdur kıyam
 
 
( 33 ) elhamdulillah
 
elhamdulillah hak için
tan ve göğerçin
kurban ve sağnak için
ey ins ve cin
 
ey bir damla sudan güzellikler yaratan
şimdi yaralı günler
ey bütün alemlerin sahibi
şimdi burda bütün zamanlardan bütün hüzünler
bütün yeryüzünde yükselen son bir ağıt gibi
kurşun gibi işleyen cana
 
gönder meleklerini ey rabbim yardıma gönder
ses versin yigitler ta eritre’den patani’den
ses versin türkistan’a azerbaycan’a
toprak cennet koksun yeniden
aksın yeniden içimizdeki nehirler
bütün zamanları kuşatan bu sonsuz heyecana
 
hamdolsun ey rabbim sonsuz hamdolsun
artık gerek yok destana
ses versin yiğitler bosna’dan kosova’dan
ses versin filistin’e ses versin kürdistan’a
gönder meleklerini ey rabbim gönder ebuzeran’a
ses versin yiğitler kafkasya’dan kırım’dan
ses versin iran’a afganistan’a
 
bundan böyle aşk ile sarsacağız her yeri
nemrutlara ibrahim’iz firavunlara musa
hayatı özler gibi özledik cezayir’I
sılaya döner gibi varacağız tunus’a
bir de cebimizde şam’ın şekeri
ne faşistin yüzü
ne “made in usa”
 
 
( 34 ) ahde vefa
 
ey çeliğe su vermeyi bilenler
ey aşka çiçek dermeyi
ey büyük sırra ermeyi
kılıç gibi kuşanıp at binenler
 
şimdi aşkın başkenti o en güzel şehirde
sonsuz şafak öncesi o en güzel seherde
şimdi bütün yolların birleştiği o yerde
ey zulüm lekesini kanlarıyla silenler
 
sürsün atını sürsün şimdi muhteşem kader
ey bütün zamanların büyük yazgısı keder
ey binlerce ebuzer
 
artık hangi ufka baksan atlıları görürsün
sürsün atını şimdi yürekli akıncılar
yiğitler yüreğini artık namluya sürsün
ey kardeşler bacılar
 
bitsin diye acılar
olsun diye şarkılar sonuna kadar özgür
toplanın toplanın
gün
ahde vefa günüdür
 
 
( 35 ) çöl ve su
 
ey acılar çölünde arayıp durduğum su
ey mecnun’un rüyası ey leyla’nın uykusu
ey çölün kayıp şiiri
 
senin için yollara düştüğüm günden beri
hep bir susuzluk
hep bir kum fırtınası korkusu
aklımda halepçe’nin kan kırmızı gülleri
aklımda zalimlerin kurduğu binbir pusu
ellerimde sımsıcak yalnız aşkın elleri
içimi yakan yalnız aşkın büyük sorusu
 
ey acılar çölünde arayıp durduğum su
söyle nerdedir aşkın ve yusuf’un kuyusu
söyle nedir ölü nedir aslında diri
ya da sen söyle ey rebeze’nin ebuzer’i
 
karışsın birbirine çöl ve su
çöl ve su
karışsın birbirine su ve çöl
su ve çöl
söylensin hep devrimci dervişlerin şiiri
aşk için yaşa yalnız ve yalnız aşk için öl
ey kalem ve kılıç ey şafak ve gül
 
 
( 36 ) son zaman
 
yeryüzü yarılmadan
aşk için koşan atlar atlılar yorulmadan
aşkın büyük sorusu son defa sorulmadan
davran ey ebuzeran
son devirdir bu
son zaman
atılmadan son kurşun
son yiğit vurulmadan
nasıl biter bu isyan
 
yürekler yarılmadan
özgürlük kuşlarının kanadı kırılmadan
kardeşler birbirine son defa sarılmadan
davran ey ebuzeran
son imtihandır bu
zulme son isyan
 
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
bir tek damlanla şimdi yüreğimizde tufan
bir tek damlanla şimdi yüreğimizde mahşer
ey ebuzeran ey gariban ey arifan
ayrılsın birbirinden artık iyi ve kötü
ayrılsın birbirinden artık hayır ile şer
madem ki bu son zaman
madem ki yüreğimizde mahşer
 
bize umut
bize direnç
bize güç ver
ey hesap gününün sahibi
kurumadan alnımızda ter
büyük divan kurulmadan
yarılmadan kabirler
bize bağış
bize zafer
 
 
( 37 ) gün senin günündür ey ebuzeran
 
siyah sancak yeniden açıldığında
aşk ışığı yeryüzüne saçıldığında
ne kalbin üşür artık ne sızlar yaran
gün senin günündür ey ebuzeran
 
karanlıklar gök tırpanla biçildiğinde
aşk şerbeti kana kana içildiğinde
yedi iklim kıtalar geçildiğinde
gün senin günündür ey ebuzeran
 
mazlumlar zalimler seçildiğinde
gök sofrası yere serildiğinde
ve çeliğe su verildiğinde
gün senin günündür ey ebuzeran
 
okçular hedefe çevrildiğinde
put şehrine atlarla girildiğinde
zulüm son akınla devrildiğinde
gün senin günündür ey ebuzeran
 
 
( 38 ) devrimci dervişlerin kuru ekmeği
 
nedir içimizde durmadan ayrılığı kanatan
ey yusuf ey zindandaki züleyha’nın çiçeği
elbette aşktır bizi yollarda diri tutan
 
ve yolumuzu aydınlatan
devrimci dervişlerin kuru ekmeği
güneş gibi içimizi ısıtan
 
ey bu toprakların altında yatan
ey göklerin koynundaki aşkın meleği
nedir böyle genç saçlarımızı hızla ağartan
nedir geceleri yeryüzünü karartan
yemyeşil yaprakları sarartan nedir
nerdedir sonsuz bahar
ve gözyaşları bütün zamanları çıldırtan
 
ey bir tohum tanesinden binbir çınar çıkaran
ey evvel ey ahir
ey batın ey zahir
ey bir
bizi bize bırakma
bizi affet bize lutfet
bize
yeni bir bedir
 
zafer vaktidir ey ebuzeran
 
 
( 39 ) selam
 
“elif lam mim”
ey yüreğimin kılıcı ey kalemim
 
sen yorulmadın yazılanla
yorulan yalnızca kelam
selam bütün zamanların bütün şairlerine
yeryüzünün bütün şehirlerine selam
 
selam  taşkent’e semerkand’a buhara’ya
selam ey  tuz yerine şiir basan yaraya
selam ey gözyaşlarıyla deniz sunan sahraya
 
ey sürüp giden susuzluğum ey kerbela’m
selam bütün peygamberlere bütün öncülere
bütün mazlumlara bütün devrimcilere selam
 
ey sürüp giden susuzluğum ey kerbela’m
unutmadık nasıl kestiler yolu
bileklerde kelepçe boyunlarda ip
ey acıların tarihi ey anadolu
ey dersim ey iskilip
ey palu
ey sürüp giden susuzluğum ey kerbela’m
selam atıf hoca’ya 
selam şeyh said’e
seyyid rıza’ya selam
 
elbette yiğit o ki canını aşka adar
selam ey susuzluğu imam hüseyin
ey korkusuzluğu imam ali haydar
 
zaman dar
zor zaman
işte hızır
işte hazır son ordu
işte okunuyor son aşk namazına son ezan
ey yeşil büyük ülke ey aşkın barış yurdu
selam ey ebuzeran
 
 
( 40 ) son yakarış ya da kırklara…
 
ey bütün zamanların bütün canların
ey bütün yakaranların sahibi
 
şimdi kırklara karışan bir şiirden aklımda kalanlarla
yorgunluklar çileler aldanışlar yalanlarla
hep bir sevda yüzünden hep bana olanlarla
hatırlanıp hatırlanıp unutulanlarla
şimdi bu son bir dua
son bir yakarış olsun
 
tek dirilsin gönüller sonsuz baharla
varsın kalan ömrüm hep kış olsun
hep direndim haksızlığa en güzel şarkılarla
yine direnirim
yeter ki karanlıklardan bir çıkış olsun
 
şimdi bu son bir dua son bir yakarış olsun
çevlik’in şerevdin dağlarıyla serinlettiğim
derviş çobanların kaval sesleriyle inlettiğim
yüreğimde sevdayı sonsuz bir sarış olsun
 
nehirlerin akışı gibi aktıkça yolunu bulan
munzur’un aras’ın murat’ın kıyısında
türkülerle ağıtlarla kalbe dolan
urfa’da harran ovasında kavrulan
göğe doğru buharlaşan bir akış olsun
 
şehirlerin dağlara bakışı gibi
ufka baktıkça kendi kalabalığından bunalan
yiğitleri gurbetlerin yakışı gibi
genç kızların yüreğinde yoğrulan
hasretin bitmesine
son yakarış olsun
 
öksüzlerin yetimlerin kimsesiz sinesine
aşka koşan atların savrulan yelesine
rüzgarların özgürlük gibi sesine
sonsuz bir alkış olsun
 
ey bütün zamanların bütün canların
ey bütün yakaranların sahibi
artık ne dün olsun ne yarın
işte yüreklerimiz işte son akın
 
işte hazır ebuzeran
işte kılıçlarını kınlarından sıyıran binlerce can
unufak olsun düşman
artık sonsuz şafak olsun
 
bütün gönüllerden en büyük infak olsun
dolsun meleklerinle her yer
toprak aşk olsun
 
aşk olsun deniz ve  ırmak
ağaç ve yaprak aşk olsun
yansın her şey aşk ile için için
yansın bütün tarihler başlasın sonsuz sabah
aşk olsun kan ve göğerçin
isyan ve şafak
bismillah
 
 
 
Share

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.